''Volkan artık küfürden şikayet edemez''

Spor Yazarı Ahmet Çakar, Sabah Gazetesi'nde yer alan yorumlarında Türk futbolunun gündemini değerlendirdi.

''Volkan artık küfürden şikayet edemez''

*Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanan her maç platform fark etmeksizin büyük olaylara gebe. Son basketbol maçında da kaleci Volkan'ın tribündeki hareketleri tartışılıyor. Bir oyuncunun tribünde taraftar olarak bulunması ve takımına destek olması doğru mu? 

Bir futbolcu hangi spor dalında olursa olsun ezeli rakibine içinde 'koymak' geçen bir tezahürata eşlik etmemelidir. Bu ahlaken sakıncalıdır, sporcu ruhuna aykırıdır ve Volkan yaptığı bu tahrikle Seyrantepe'de oynanacak Galatasaray- Fenerbahçe maçında hedef adam haline gelmiştir. 30 yaşını geçmiş bir aktif futbolcunun rakibine böylesine rahatsız edici bir tezahürata eşlik etmesinin hiçbir anlamı yok. Bunun bir tek açıklaması var, rakibi tahrik etmek ve rakibe saygısızlık yapmak. Ben Volkan'a hiç yakıştıramadım. Sonra aynı seyirci Volkan'a küfür ettiğinde, çeşitli sıfatlar yakıştırdığında da Volkan şikayet edemez. Ettiğinde ise onun önüne basketbol maçında yaptığı kötü tezahüratı koyuverirler. 

ŞİMDİ DE BİRİLERİ RİVA VE FLORYA'YA GÖZ DİKMİŞ!..

* Galatasaray'da Riekerink Podolski'nin ayrılması ile ilgili ayrı, yönetici Levent Nazifoğlu ayrı konuşuyor. Alman yıldız son kupa maçında 5 gol atınca, taraftar kalmasını istiyor. Transferlerdeki bu karmaşa futbolcuları nasıl etkiler? Her kafadan ayrı ses çıkmasını nasıl yorumlarsınız?

Kimse kıvırmasın, Galatasaray'ın Podolski'yi satmak istemesinin yegane sebebi para kazanmak, bütçeyi toparlamak. Tuhaf olan şu, Nazifoğlu, 'Podolski mutsuz' diyor. Ama bir gün sonra bakıyorsunuz ki Podolski, 'Ben burada çok mutluyum' diyor. Birileri 'Ailesini yolladı' diyor, diğeri 'Yoo her şey yolunda' diyor. Bu yıl Galatasaray'da birçok şey tuhaf gidiyor.

*Levent Nazifoğlu, sizin de yer aldığınız programda Ünal Aysal için sert açıklamalar yaptı. Mevcut yönetimden ise ses yok. Galatasaray'daki bu kavga nereye gider, takımı nasıl etkiler?

Kim ne derse desin, bana göre Levent Nazifoğlu naif ve dürüst bir insan. Üstelik alışılagelmiş yalancı yönetici tiplemesinden çok uzak. Ben söylediği her şeyin büyük oranda doğru olduğunu düşünüyorum. Galatasaray'ın içinde bulunduğu mali tablonun sorumluları asla Dursun Özbek ve yönetimi değildir. Ve yine Levent Nazifoğlu yaptığı açıklamalarda, Ünal Aysal dönemindeki bazı oyuncu transferlerinin şaibeli olduğunu ima etti. Rakamlar verdi ve bu transferlerde ödenen paraların futbolun gerçekleriyle bağdaşmadığını söyledi. Bence haklıydı. Yıllardır Galatasaray'da 'kol kırılır yen içinde kalır' yaklaşımı ile birçok şey hasıraltı edildi. Yolsuzluk olarak niteleyebileceğimiz birçok olay kapatıldı. Yıllardır söylüyorum, 'Birileri Galatasaray'ı soyuyor' diye. Aslında benim söylediğimi bazı Galatasaray idarecileri de söylüyor, 'Galatasaray fakirleşirken birileri zenginleşiyor' diye. Eğer Galatasaray bu kafayla giderse soyula soyula soğana dönecek. Şimdi de yine Nazifoğlu'nun açıklamalarına göre birileri Riva ve Florya'ya göz dikmiş. Sanki Riva ve Florya satılıp yine har vurulup harman savrulacak gibi gözüküyor. Gidişat Galatasaray için asla iyi ve ahlaki değil.

TFF YABANCI HAKEM GETİREBİLİR

*Geçen hafta yine hedefte Cüneyt Çakır vardı. Bu hafta maç almadı. Kimilerine göre seminere gideceği için, kimine göre dinlendiriliyor. Siz bir duyum aldınız mı? 

Şurası çok açık, Türk futbolunun katili ya da katillerinden biri Türk hakemleridir. Türk hakemleri bence Riva'da birileri tarafından ciddi manipüle ediliyorlar. Kafaları karmakarışık. Bilinçaltları çok kirlenmiş durumda. Çakır bir buzulun günden güne eridiği gibi eriyor. Önce oyuncuya 'El var mı?' diye soruyor, ki bu asla kabul edilemez. Sonra da o pozisyonun etkisinde kalarak olmayan komik bir penaltı verip Türk hakemliğini kaosa sürüklüyor. Bir sonraki maçta Alper Ulusoy, plaj ya da mahalle futbolunda bile verilmeyecek bir penaltıyı çalıp Türk hakemliğini yerle bir ediyor. Ve maalesef Futbol Federasyonu hiçbir önlem almıyor. Cüneyt'in ben niye maç almadığını tartışmam. Seminer olmasa da almaması gerekirdi. Öylesine komik bir penaltı veren Çakır'ın dinlendirilmesi hem çok doğaldır hem de zaruridir. Her geçen hafta ligin boyu kısalıyor. Üstelik 4 takımın şampiyonluk, 4-5 takımın da düşmeme mücadeleleri var. Hakemlerin yaptıkları hatalar kabul edilebilir gibi değil. TFF, her hafta bazı maçlara yurt dışından önemli hakemleri getirebilir. Çünkü önümüzdeki haftalarda da bu hakem hataları önemli bazı maçlarda tekrar ederse zaten ağır yaralı olan Türk futbolu bitkisel hayata girebilir.

Ahmet Çakar / Sabah

Ahmet Çakar
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500