"Bir başarı öyküsü bu kadar kısa sürede ilk kez yaşanıyor, Terim’in hakkı verilmelidir"

Habertürk yazarı İbrahim Yıldız, bu sezon ilk 11'e çıkan ve yarım sezonda Avrupa devlerinin radarına girerek takımına 11 milyon Euro gibi bir bonservis bedeli kazandıran Ozan Kabak örneğinde Türk futbolunda altyapının geçmişi, bugününü ve yarınını kaleme aldı.

"Bir başarı öyküsü bu kadar kısa sürede ilk kez yaşanıyor, Terim’in hakkı verilmelidir"

Yıllardır altyapı gerçeğini görmek istemediler… 70’li yıllarda başlatılan özkaynak düzeni ilk adımdı… Beşiktaş, Hamdi Serpil Tüzün ve Adnan Dinçer’le ilk kıvılcımı yakmıştı… Onlara inanan Kemal Ulusu başta olmak üzere Beşiktaş’lı yöneticiler Türk futbol devrimini başlatmışlardı…

Genç oyuncular kendilerine inanan önderlerini yanıltmamışlardı. Beşiktaş; Metin, Feyyaz, Rıza, Ali başta olmak üzere birçok genci futbolumuza kazandırmıştı… Her şey güzel olacaktı… Genç oyuncular, yabancı hayranlığını bitirecekti…

O günler daha çok Yugoslav futbolcuların transfer edildiği günlerdi… Bugün olduğu gibi büyük paralar yoktu… Paralı başkanların istediği oluyordu… Maçlar bedava yayınlanıyor. Gelir çoğunlukla statları dolduran taraftarların bilet paraları ile sağlanıyordu…

BÜYÜK PARALAR AMATÖR RUHU ÖLDÜRDÜ

Ne zaman futbol endüstrisi kavramı küresel biçimde yaşamımıza yerleşti, o andan itibaren her şey, çok değişti…

Futbol tek başına sahada oynanan bir oyun olmaktan uzaklaştı. Büyük paralar, bonservis ücretleri, aracılara ödenen menajerlik adı altında ki avantalar, bonuslar, maç başı ücretleri herkesin başını döndürdü… Beşiktaş’ın başlattığı özkaynak düzeni artık lafta kalmıştı…

Altyapıdan gelecek maliyetsiz oyuncular kimsenin işine gelmedi. Orta Avrupa’nın vasat oyuncularına verilen yüksek ücretler medya pompasıyla allanıp pullandı… Taraftar büyük beklenti içerisine sokuldu…

Boşa giden emek ve bilinçsizce harcanan memleketin parasıydı geride kalan… Ne Avrupa Kupaları ne de Milli Takım düzeyinde bir başarı mümkün olmadı…

Ve yıllarca Metin, Ali, Feyyaz, Rıza efsanesi bir masal gibi dilimize yerleşti. İlk ve son olmuşlardı. Bir hayal başladığı gibi bitmişti…

40 YIL SONRA GERÇEKLEŞEN RÜYA

Futbol devriminde ikinci perde Altınordu kulübü ile açıldı. Türk futbolunu uyandıran İzmir takımı tarihe adını yazdırmayı başardı… Yetiştirdiği oyuncuları önce insan temasıyla yoğurdu. Sonra yeşil sahalara birer çiçek gibi gönderdi…

Roma’ya giden Cengiz Ünder, bu felsefenin bir prensi gibi Avrupa’da nam saldı…

Süper Lig takımları bu örnekten sonra gözlerini açtı. Altyapı gerçeğini görmek zorunda kaldılar…

Bugün birçok takım genç oyunculara şans vermek zorunda kaldılar. Zorunluluk bir yana gençlerin ortaya koyduğu performans herkesi mutlu etti…

İşte en son örnek Galatasaray’lı Ozan Kabak

Avrupa’ya transfer olan en genç oyuncu olarak futbol tarihimize adını yazdırdı… 3 aylık bir dönemde gösterdiği başarı, kendisine Almanya yolunu açtı. Üstelik Galatasaray bu transferden 12 milyon Euro gibi bir gelir elde edecek…

Bir başarı öyküsü bu kadar kısa sürede ilk kez yaşanıyor. Başta Ozan’ın tüm zorluklara rağmen inatla “büyük futbolcu olma” isteği takdir edilmeli. Sonra, kendisine bu şansı veren Fatih Terim’in hakkı verilmelidir…

NE KADAR SEVİNSEK AZDIR

18 yaşında Almanya’nın önemli kulüplerinden biri olan Stuttgard takımına transfer olmak, tüm altyapı oyuncularına umut ışığı olmuştur…

Futbolumuzu yönetenler şu gerçeği görmüşlerdir diye düşünüyoruz…

Genç oyuncuları yetiştirmek artık daha anlamlı olacaktır… Onlar külfet değil birer servettir… Altyapıya gönül verenler şimdi daha umutlu…

Yeni Cengiz'ler, Ozan'lar yetiştirmek büyük mutluluk. Bunun gururu hiçbir kelimeyle ifade edilemez…

İbrahim Yıldız / Habertürk

Güncelleme Tarihi: 18 Ocak 2019, 05:17
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER