"Bir 'ders' var bu 90 dakikadan alınacak, bu gidişin sonu bütünleme"

Cumhuriyet gazetesi yazarlarından Ebru Kılıçoğlu, Gençlerbirliği - Galatasaray karşılaşmasını değerlendirdi.

"Bir 'ders' var bu 90 dakikadan alınacak, bu gidişin sonu bütünleme"

Galatasaray, Gençlerbirliği karşısına en önemli eksiğini tamamlamış olarak çıkıyor: Teknik direktörünü. Öte yandan bu sefer de, Falcao, Lemina, Luyindama ile Seri gibi as isimleri eksik sakatlık ve hastalık nedeniyle. Durum böyle olunca, Paris Saint Germain maçındaki göz dolduran futbol, hoş bir anı olarak kalıyor hafızalarda. Onun yerine klasik 4-2-3-1 dizilişi ile başlıyor Galatasaray oyuna.

Ev sahibi Gençlerbirliği’ne gelince. Sezon başından beri sadece 2 puan alabilmiş olan Kırmızı-Siyahlılar, 4-5-1 dizilişinden de anlaşılacağı üzere fiyakalı kontrataklar peşindeler. Maç başlayınca tablo anlaşılıyor: Dersini tam çalışmamış ama hocasını etkilemek için konuştukça konuşan, kıt bilgisini çok göstermek için lafı dolandıra dolandıra anlatan öğrenciler gibi iki takım da sahada… Bir koşturmaca, bir telaş, yoğun paslaşma var ama netice eksik. Bu nedenle, ilk dakikalarda, her iki tarafın da girdiği net pozisyonları saymazsak, bu amaçsızlık tek bir işe yarıyor: kalecilere güzel bir antrenman yaptırmaya!

Topla daha fazla oynayan taraf Galatasaray. Öte yandan bir kez daha anlıyoruz ki, istatistikler çoğu zaman futbolun yansıması değil. Zira topu alıp eve götürebilirler ama kaleye ulaştırmayı başaramıyorlar. İkinci yarıda, Gençlerbirliği, ev sahibi olmanın avantajını kullanmak istiyor. Baskısını biraz artırıyor. Galatasaray zaten dünden razı, “Biraz da kardeşler oynasın” havasında, Gençlerbirliği’ne istediği alanı bırakıyor. Oyun ilerledikçe, Galatasaray takım oyununu bir tarafa bırakıyor. Bireysel olarak gösterilen tek çaba da bireysel hatalar konusunda! Rakip takımın ikinci sarıdan bir oyuncusunu kaybetmesi bile motive etmiyor Sarı-Kırmızılı takımı. Gençlerbirliği son vuruşlarda biraz daha etkili olsabilse sonuç “çok farklı” olacak.

Galatasaray ders zili çalana kadar, dersi kaynatmaya çalışan öğrenciler gibi, fizik olarak sahada ruhen kim bilir hangi diyarlarda “çilesini” dolduruyor. Bir “ders” var oysa ki bu 90 dakikadan alınacak. Bu gidişin sonu “bütünleme”… Bir an önce fiziğin yanına ruhu da eklemek gerekiyor.

Ebru Kılıçoğlu / Cumhuriyet 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER