"Böyle büyük bir maça Cüneyt Çakır verilmeliydi, tek korkum..."

Milliyet gazetesinin usta yazarı Osman Şenher, Fenerbahçe-Galatasaray derbisi öncesinde değerlendirmelerde bulundu.

"Böyle büyük bir maça Cüneyt Çakır verilmeliydi, tek korkum..."

Derbi maçları streslidir, heyecanlıdır... Kesinlikle kimin kazanacağı belli olmaz. Bu maçların favorisi yoktur. Benim anlayamadığım pazar günü Fenerbahçe ile Galatasaray arasında bir spor müsabakası oynanacak. Konuşulanları gördüğüm zaman inanın kanım donuyor. Fatih Terim 20 senenin intikamını alacakmış, Hasan Şaş maça gelmemeliymiş. Bu nedir böyle! 22 futbolcu çıkacak ve galibiyet için mücadele edecekler. Bu bir savaş değilki...

Psikolojik olarak Fenerbahçe sahasında her zaman üstünlük sağlıyor. Galatasaraylı futbolcular sinirlerine hakim olamıyor ve etki altında kalıyorlar. Bu da oynadıkları futbolu etkiliyor.  Ama dönüp iki takımın genel kalitesine baktığımız zaman, sarı-kırmızılı takım şu an için daha iyi görünüyor. Son oynanan Malatya maçına bakalım. Linnes, Mariano, Fernando, Belhanda, Feghouli, Diagne... Bu isimlerin hepsi harikaydılar. Muslera da çok formda, kalesinde devleşiyor. Onyekuru gol atamasa da boş alan bulduğu zaman çok etkili olan bir futbolcu. Her takımın canını yakabilir. Bir de buraya Ndiaye’yi koyuyorum. Bu derbide oynayacak ve takımın olmazsa olmazı.

Evet, Marcao ve Luyindama’nın olmaması bir handikap gibi görünse de bilhassa Donk ile Semih’in defansta sorun yaşayacağını düşünmüyorum. Diagne de kendine geldi. Rakip defansa müthiş baskı yapıyor. Şut çekiyor, hava toplarında da etkili oluyor. Şayet maçın içindeki gerilime karşılık vermeyip sadece oynadıkları futbola bakarlarsa ben Galatasaray’ın Kadıköy’de kazanabileceğini düşünüyorum.

Evet, Fenerbahçe de kendi saha ve seyircisi karşısında oynayacak. Derbilerin bilhassa ikinci yarılarında ortaya tempolu, mücadeleci bir futbol koyuyorlar. Ama kabul etmek gerekir ki bu sezon sıkıntılı geçiyor. Onlar da Galatasaray’ı yenip, kara bulutları dağıtmak isteyecekler. Ersun Yanal, taraftar, yönetim, herkes bunu istiyor. Fakat bu futbol, sahada oynanacak. Sarı-kırmızılılar sakin olursa neden puan ya da puanlarla dönmesin...

Burada en önemli görev maçın hakemi Ali Palabıyık’a düşüyor. Böyle büyük bir maça Cüneyt Çakır verilmeliydi. Çakır, Türkiye’nin en iyi hakemi. Ali Palabıyık bu maçı kaldırabilecek mi, pozisyonları doğru süzebilecek mi? Orasını bilemiyorum. Yalnız tek korkum inşallah maçın önüne hakem geçmez.

Derbi, divanı ilgilendirmiyor

Galatasaray şampiyonluğa oynuyor. Bu maçın sonucu belki de şampiyonu belirleyecek. Mali konularda iyi yönetilen bir Galatasaray var. Ama önceki gün divan toplantısını seyrettim, aklım gerçekten almadı. Önce divan kurulundakilere sormak istiyorum, bu nasıl Galatasaraylılık...

Kafalarına takmışlar, Başkan Mustafa Cengiz gidecek diye. Kulübün başarısı umurlarında bile değil. Kafalarındaki ikinci şey ise UltrAslan. Bu grup milyonları temsil ediyor. Başkan Cengiz kulübü çok iyi yönetiyor, neden bundan rahatsız oluyorsunuz, neden bu büyük kulübü bölmeye çalışıyorsunuz? Fazla da söyleyecek bir şey yok. Galatasaray’ın iyi günleri tekrar yakalayacağına bu şartlar altında inanmıyorum.

MHK adalet dağıtmalı

Süper Lig’de pazar günü oynanan Kasımpaşa-Erzurumspor maçına gittim. Karşılaşmanın hakemi 26 yaşındaki Zorbay Küçük’tü. Pırıl pırıl bir isim. Futbolcularla iletişimi, pozisyon takibi tek kelime ile mükemmeldi. Kendisine hayran kaldım. Maçtan sonra genç hakemi izlemeye gelen MHK Başkanı Sabri Çelik ile Mustafa Kamil Abitoğlu’nu tebrik ettim. Zorbay Küçük’ü takip eden UEFA temsilcisiyle de tanıştım. Gerçekten gurur duydum. MHK, böyle genç isimlere görev verdiği sürece arkasındayız. Ama öteki tarafa dönüyorum. Aynı MHK, cumartesi günü Serkan Çınar’ı Galatasaray-Malatya maçının VAR hakemi olarak atıyor. Bir gün sonra da Çınar’a Konyaspor-Başakşehir maçını veriyor. Serkan Çınar kendisine her türlü hareketi yapan futbolcuya kırmızı çıkarması gerekirken sarı kart gösterdi. Bu hakemimiz ne kadar önemliymiş, biz bilmiyorduk yeni öğreniyoruz!

Aynı şekilde Mete Kalkavan... Ankaragücü-Fenerbahçe maçında sarı-lacivertlilerin yüzde 100 penaltısını vermedi, Dirar ile Soldado’ya hak ettikleri halde sarı kart göstermedi. Bu kartları çıkarsa iki isim de derbide cezalı duruma düşecekti. Ben şimdi adalet dağıtan MHK Başkanı’na soruyorum; “Ümit Öztürk’e 8 haftadır maç vermiyorsunuz. Yaptıkları hatalara baktığımız zaman hangi isim daha çok yanlış yaptı?” Ben bu sorunun cevabını öğrenmek istiyorum.

Osman Şenher / Milliyet

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER