Derbinin FÜTZ analizi

Hürriyet Gazetesi Spor Yazarı Uğur Meleke, Galatasaray-Fenerbahçe derbisi öncesinde değerlendirmelerde bulundu.

Derbinin FÜTZ analizi

Türk Telekom Stadı’nda yarın oynanacak olan Galatasaray-Fenerbahçe karşılaşması öncesi derbinin FÜTZ, yani fırsatlar-üstünlükler-tehditler-zayıflıklar analizini yapalım isterseniz...

Süper Lig’i 30 yıldır yakından izliyorum, sanırım ilk kez bir Galatasaray-Fenerbahçe derbisinde bu kadar az yıldız, bu kadar az kaliteli oyuncu sahne alacak. Kalite düşük olunca topu yere indiremiyorsunuz. Havanın iki hakimi Donk ve Frey, derbinin iki yıldız adayı… Derbinin SWOT (ya da FÜTZ*, yani fırsatlar-üstünlükler-tehditler-zayıflıklar) analizini yapmaya çalıştım.

Üstünlükler

Galatasaray: Gomis yok, artık lig dengede. Galatasaray’ın bu sene bir numaralı oyuncusu Ali Sami Yen, iki numarası Ali Sami Yen, üç numarası Muslera. Sarı kırmızılılar baskıyla başlarsa yenisi bol rakibini ilk 15’te şaşırtabilir.

Fenerbahçe: Böyle bir derbide rakibinizin ağır favori olması, bir tür avantaja dönüşebilir. Ankaragücü’ne karşı yanlış tercih olan savunmada kalabalık durup, öne uzun metrajlı top vurma oyunu, Galatasaray’a karşı doğru kabul edilebilir.

Zayıflıklar

Galatasaray: Malatyaspor’un Galatasaray’a karşı kullandığı hemen her kornere Malatyalı bir oyuncu vurdu. Hatta her kornerde 2-3 oyuncu daha bomboştu! Sarı-kırmızılılar alanı değil havayı savunuyorlar adeta.

Fenerbahçe: Sanırım son yılların en kötü üçlü savunmasını izliyoruz. Sol stoperle libero arasına ya da sağ stoperle libero arasına atılan her topta sıkıntı yaşanıyor. Beş kişi, daha önce dört kişinin paylaştığı alanı paylaşamıyorlar.

Fırsatlar

Galatasaray: Beklentimin sıfır olduğu, olağanüstü gayrıciddi bulduğum Donk, beni inanılmaz yanılttı. Malatya maçında en uçta muhteşem bir Donk performansı izledik. Sadık-Murat’ı havada çaresiz bırakan Donk, Fenerbahçe savunmasını da pekala çok zorlayabilir.

Fenerbahçe: Ozan Kabak, Galatasaray savunmasında sorumluluk alan tek adam. Topla çıkmayı, dikine pas atmayı deneyen tek adam. Ama bu cesareti bazen lüzumsuz top kaybı olarak rakiplerine fırsat veriyor. Frey presle Ozan’ı zorlayabilir.

Tehditler

Galatasaray: Selçuk Malatya’da sadece ilk 8 dakikada 2 kritik isabetsiz pas, bir anlamsız korner, bir de kalça yaslayarak başarısız faul alma denemesiyle Galatasaray’ın temeline dinamit koydu. Eğer oynarsa, Fenerbahçe’nin en büyük kozu olabilir. 

Fenerbahçe: Ankaragücü önünde Slimani’nin zorla kırmızı kart görme çabası tehlikeli. Sarı-lacivertlilerde bir başıboşluk, bir vurdumduymazlık oluşursa çok kolay kart görebilirler derbide. Özellikle Benzia sakin kalmaya çalışmalı.

+++++
Comolli’nin (varsa) sihri burada lazım

“Cumartesi günü oyuncuydum. Çarşamba günü kendimi teknik direktör olarak buldum! Herhalde benden futbolcu olarak kurtulmanın tek yolunun bu olduğunu düşündüler”

Futbolcu Klopp’un teknik adamlık becerilerini keşfeden adam Mainz’ın dâhi sportif direktörü Christian Heidel’dı. Gelen hocaların Klopp’tan taktiksel ipuçları aldığını fark edince, 2001’de görevi ona teslim etti. Thomas Tuchel’e Mainz’da şans veren adam da Heidel’dı. Tuchel, Mainz öncesi 1. Bundesliga’da tek bir dakika top oynamamış, tek bir dakika antrenörlük yapmamıştı. Halen Schalke’de sportif direktör olarak görev yapan Heidel, orada da görevi 32 yaşındaki Tedesco’ya teslim etti. Tedesco’nun da Schalke öncesi tüm antrenörlük kariyeri, 12 maçlık Erzgebirge Aue macerasından ibaret. Fenerbahçe, şu anda bir antrenör seçme aşamasında. Ben olsam görevi tereddütsüz Ersun Yanal’a verirdim. Ancak Koç’un düşüncesi yabancı hoca getirmekse işte bu noktada (aynen Heidel sihri gibi) Comolli sihrine ihtiyacı var. Tabii eğer böyle bir sihri varsa!

++++
Fenerbahçe’ye hangi hoca uygun olur?

Fenerbahçe için şu noktada bence bir numaralı aday Ersun Yanal olmalı. Eğer Koç, Yanal’ı getirmeme konusunda kararlıysa dünkü Futbol Konseyi’nde ben bir başka Heidel ürünü olan Martin Schmidt’i önermiştim. Bir de Bundesliga uzmanı meslektaşım Orhan Uluca’ya sordum bu konuyu. Martin Schmidt konusunda aynı fikirdeyiz ama o Ralph Hasenhüttl’ın düşünülebileceği görüşünde. Hatta bu listeye bir motivasyon ustası olan Jurgen Klinsmann da eklenebilir.

++++++
Haftanın tuzağı

Futbolun en büyük yalanlarından biri, “Kazanan 11 değişmez” saçmalığı... Bu tuzağa göre, 11’i değiştirmek için yenilmeyi beklemek gerekiyor! Everton koçu Silva da aynı tuzağa düştü, talihli Palace galibiyetine aldanarak sahte 9’la yola devam etti. Cenk’in 11’e girme zamanı geldi bence.

+++++
Haftanın eğlenceliği

Cumhuriyetin 95’inci yılını büyük bir coşkuyla kutladığımız pazartesi gününden tam 35 yıl önce, 29 Ekim 1983’te aynı saatlerde hem Liverpool’lu Rush, hem de Arsenal’li Woodcock bir maçta 5’er gol atmışlar. Yılda 5 gol atan santrfora razı olduğumuz şu günleri düşününce, hayal gibi artık böyle şeyler.

Uğur Meleke / Hürriyet

Güncelleme Tarihi: 02 Kasım 2018, 04:51
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER