"Eğer Muslera devre sonunda yüzde yüzlük golü kurtarmasa..."

Sabah gazetesi yazarlarından Ömer Üründül, Kayserispor - Galatasaray karşılaşmasını değerlendirdi.

"Eğer Muslera devre sonunda yüzde yüzlük golü kurtarmasa..."

Galatasaray her yönüyle kötü oynadığı ve de skor dezavantajına düştüğü ve son bölümü komedi filmine dönen maçı Kayserispor'un ikinci yarıdaki büyük taktik hatası ve iki futbolcunun gereksiz gördükleri kartlarla ihraç olmaları sayesinde kazandı.

İlk yarıda Galatasaray oyunu sürekli karşı alana domine ettiği halde üretkenlik sağlayamadı. Bunun birçok nedeni vardı. Önde rakibin iyi yerleşimli, kenarları iyi kapattığı alan savunması... İkincisi de hiçbir şey yapmayan, adeta karşı stoperleri rahatlatan ve ona yakın oynayan Babel'in önünü tıkayan Diagne yüzünden. Bunların en etkili isimleri Feghouli ve Ömer Bayram. Luyindama'nın çok büyük hatasıyla da Galatasaray beklemediği bir gol yedi. Eğer Muslera devre sonunda yüzde yüzlük golü kurtarmasa işler çıkmaza girerdi.

İkinci yarıda ilk yarının mükemmel taktisyeni Hikmet Karaman neden bunu bozdu aklım almadı. Aynı alan daraltan savunmaya devam edeceğine, ayağa paslarla üçüncü bölgeye açılan ve orada toplar kaybedip rakibine genişlik bırakan bir Kayseri gündeme geldi. Bir de buna penaltı ve kırmızı kart eklenince saha içi dengeler Galatasaray'a döndü. Hemen ardından rakip 9 kişi kalınca da Galatasaray iyice rahatladı. Fakat bundan sonra Kayseri 18'inde kümelenince Galatasaray sayısal üstünlüğüne rağmen pozisyon bulamıyordu. Ve şans golü ile skor avantajını yakaladı.

Her şey bitmiş görünüyordu ki 9 kişilik Kayserispor duran toptan beraberliği sağladı. Ama uzatmanın son saniyesinde Terim'in son hamlesi olan Adem Büyük fırsatçılığını konuşturarak galibiyeti getirdi.

Bu şartlardaki son saniye galibiyeti çok önemliydi. Eğer 9 kişiye karşı 2 puan kaybedilseydi kolay kolay kapanmayacak yaralara sebep olabilirdi.

Ömer Üründül / Sabah

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER