Enseyi karartma!

Milliyet Gazetesi Spor Yazarı Attila Gökçe, A Milli Takımımız'ın İsveç'e 1-0 mağlup olduğu mücadeleyi değerlendirdi.

Enseyi karartma!

Maçın skorunu bir yana bırakalım. Çoktan beri unuttuğumuz oyuna bakalım. Oyunu unutunca oyuna saygıyı da bir kenara bıraktık. O zaman da ortadaki telaşenin anlamı kalmadı.

Oyuna baktığmızda keyifli ve heyecanlı bir ilk yarı izledik. Tempo biraz yavaş olsa da hem Türkiye’nin hem de İsveç’in kontrolü bırakmadan akıllıca hücum tasarladığını, kazandığı topu harcamadan kaleye inmekte ısrar ettiğini gördük. Hücumda baskılı oynamamıza rağmen, orta alanda kaptırdığımız bir topla ağır bir fatura ödedik.

Lucescu’nun yerinde bir tercihle geri dörtlüde Kaan Ayhan’ı sahaya sürmesi çok yararlı oldu... Kaan - Çağlar ikilisi savunma göbeğinde çok dikkatli ve uyumlu oynadılar. (Ama ah... O topu kaptırmayacaktın Çağlar.) Sağbek Zeki sol kanattan sık sık tehlikeli ataklarla gelen Olsson’a karşı dirençli bir oyun çıkardı. Solbek Hasan Ali ise ikiz görevini (savunma-hücum) başarıyla yerine getirdi. Larsson baktı ki olmayacak, hücumu ikinci plana itip Hasan Ali’ye markajı önceledi. Bizim çocukların savunmadaki dinamik ve uyumlu performansı, orta alan - hücum oyununda da - ilk yarıda gol atamamamıza rağmen - olumlu gelişmeler gösteriyordu. Okay ve Mahmut, merkezi sağlama alırken, Cengiz, Yunus Mallı, Hakan Çalhanoğlu ve Cenk Tosun sağdan soldan indirdikleri toplarla, kalabalık ve dar alanda paslaşarak pozisyonlar yarattılar. Maç içindeki en önemli olumsuzluk, Hakan, Yunus ve Cenk’in top kayıpları  oldu. Cenk Tosun’un pres altında oynarken şut atmakta geç kaldığını gördük.

İkinci yarıda maçın zorluk derecesi yükseldi. Özellikle İsveç’in atakları sıkıntı yarattı. 71. dakikada Okay’ın Berg’e yaptığı hareket elbette penaltı. Granqvist de golü attı. Asıl bakılması gereken nokta, Çağlar Söyüncü’nün rakip yarı alanda topu gereğinden fazla ayağında tutmasıydı. Bir dürttü, iki dürttü, üçüncüye bırakmadılar. İki rakip oyuncu Çağlar’a bastı ve topu aldı. O pozisyonun devamı, işte o malum penaltı!

Milli Takım’da da, Süper Lig’de de hocalar takımın yediği golleri “bireysel hatalar”a bağlarlar. Yenen goller de mutlaka “basit”tir. Bu yorumlara pek katılmam... Ama dünkü hem takımın zaafı, hem de Çağlar’ın “bireysel hatası” idi. Penaltıdan atılan gollere de herhalde basit demek doğru olmaz!  Milli Takım’ın geriye düştükten sonra reaksiyon göstererek  golü araması olumluydu. Lucescu’nun Oğuzhan, İrfan Can Kahveci, Ömer Bayram hamleleri doğru muydu? Evet. Ama biraz gecikmiş hamlelerdi bunlar.

Maçın soğukkanlılıkla karşılanması gereken kötü bir sonucu var. Küme düştük. Şu kadarını söyleyelim ki milimetrik bir farkla sonuncu sıradan B grubunda kalan bir ekip için bu normal bir durum. Yine de dünyanın sonu değil. Avrupa Şampiyonası elemelerinde gruptan çıkarak finallere katılabiliriz. Bu takım güven veriyor. Enseyi karartmayalım!

Attila Gökçe / Milliyet

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER