''Fark Galatasaray’ın becerisinden çok, Fenerbahçe’nin...''

Milliyet Gazetesi yazarı Şansal Büyüka, Galatasaray-Fenerbahçe derbisini yorumladı.

''Fark Galatasaray’ın becerisinden çok, Fenerbahçe’nin...''

Galatasaray’ın maçı 2-0’a getirdiği dakikaya kadar Fenerbahçe takımının sahadaki çaresizliğine şaşkınım.

Galatasaray’ın 2-0 öne geçtikten sonra bu kadar dağılmasına, bu kadar paniklemesine, hatta çoğu  pozisyonda çaresiz kalmasına şaşkınım.

Çok uzun yıllardır görmediğimiz çirkin görüntülerin maç bittikten sonra “hortlamasına” şaşkınım.

Galatasaray maçı iki farka getirene kadar gerçekten rahat oynadı. Kalesinde tehlike görmedi, pozisyon yaşamadı. Üstelik attığı iki golün çok daha fazlasını bulabilirdi. Ancak kabul edelim ki, sahada 2-0’ı yakalamış olsa bile, öne çıkan çok fazla oyuncusu yoktu. Bu fark Galatasaray’ın becerisinden çok Fenerbahçe’nin çaresizliğinden kaynaklandı.

Galatasaray’ın tek kale oynadığı ve maçı önde götürdüğü dakikalarda çok önemli iki Harun kurtarışı olmasa, Fenerbahçe’nin geri dönüşü hayal bile olmazdı.

Ama futbolun şakası yok... Ne kadar rahat oynarsan oyna, ne kadar gol atmış olursan ol, yetinmeyeceksin, girdiğin pozisyonlarda yeni goller bulmaya çalışacaksın. Ama Galatasaray büyük ihtimal “maç bitti, bu Fenerbahçe bize direnemez” anlayışının çok ağır bir faturasını ödedi. Fenerbahçe’nin 2-0’a kadar gelen çaresizliğini nasıl çok ciddi anlamda eleştiriyorsak, 2-0’dan sonra ayağa kalkışını, geri dönüşünü de çok ciddi anlamda alkışlıyoruz. Bu kadar sıkıntılı durumdayken, 2-0 yenikken, her şeyinle rakibe teslim olmuşken, bu ayağa kalkışı, her babayiğit başaramaz, beceremez.

Üstelik oyun 2-2’ye geldikten sonra bir Eljif şutunu Muslera mükemmel biçimde önlemese, hemen sonrasında Fenerbahçe  özellikle biri Skrtel’den olağanüstü iki fırsatı kaçırmasa, hatta bunlardan birini gol yapabilse, tarihine çok çok önemli bir Galatasaray zaferi daha ekleyebilirdi.

Ancak kabul edelim ki bu geriye dönüş hem Fenerbahçe hem de çok büyük bir avantajını yitiren Galatasaray adına kolay kolay unutulmaz...

Galatasaray beş maçtır Fenerbahçe’ye gol atamıyordu, iki gol birden attı. Fenerbahçe’yi 7 maçtır yenemiyordu, bu maçla özlem 8 maça çıktı. Bu kadar avantajı yakalamışken, bunu nasıl kaçırırsın? Açıkçası maçın eleştirilecek bir tarafı varsa, o da Galatasaray...

Fenerbahçe sıkıntılar içinde boğuşarak geldiği, kaybederse belki de tehlike bölgesine gireceği bir haftada, üstelik tam dağılmışken, tam bitmişken, böyle çarpıcı biçimde silkinip ayağa kalkmasıyla, hem rakibinin moralini ciddi anlamda bozdu hem de bir maçlık beyliği olan Erwin Koeman, önümüzdeki maçlar için takımın başında kalma konusunda kendine avantaj sağladı. Maç berabere bitti ama şartlara baktığınızda bu maçın kazananının Fenerbahçe olduğunu söylemeliyiz.

Şansal Büyüka / Milliyet

Güncelleme Tarihi: 03 Kasım 2018, 04:54
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER