"Fatih Terim, 30 milyonu başka hedeflere götürüyor"

Milliyet gazetesi köşe yazarı Osman Şenher, Galatasaray'ın ve Türk futbolunun gündemini değerlendirdi.

"Fatih Terim, 30 milyonu başka hedeflere götürüyor"

Galatasaray’da yaşanan sıkıntılar üst üste geldi. Bu takım Şampiyonlar Ligi’nde Türkiye’yi temsil ediyor. Büyük bir aksilik olmazsa da yeni yılda yoluna UEFA Avrupa Ligi’nde devam edecek.

Süper Lig’de hiç kimse yanlış anlamasın, ama yine zirvenin en büyük adayı sarı-kırmızılı takım. Kabul ediyorum, sakatlıklar, cezalılar büyük sorun. Hatta öyle bir noktaya geldi ki Fatih Terim kadro kurmakta zorluk çekiyor. Bu bir gerçek. Tabii ki on bir futbolcu bulup sahaya çıkaracak. Fakat Atiker Konyaspor, Lokomotiv Moskova ardından da Beşiktaş derbisi oynanacak. Daha sonra Porto ile burada, Başakşehir ile deplasmanda karşılaşılacak. Bunların hepsi zor maçlar.

Her zaman söylüyorum, şu anda Fatih Terim’in teknik direktör olması 30 milyon taraftarı başka hedeflere götürüyor. Ve herkes o kadar emin ki, bu zorluklara rağmen Galatasaray yüzünün akıyla bunların üstesinden gelecek. Başka takımlara baktığımız zaman zaten ayrıcalık yaratan tek şey Terim’in sarı-kırmızılı takımın başında yer alması. Evet, Terim de zaman zaman sinirlerine hakim olamıyor. Hem kendisi hem takım bundan zarar görüyor.

Ama sevabını, günahını terazinin diğer kefesine koyduğun zaman büyük hoca farkı ortaya çıkıyor. Benim anlamadığım bir tek şey var. Yardımcı hoca çıldırabilir. Teknik direktör sinirlenebilir. Peki futbolculara neler oluyor. İnanın bana Ndiaye’nin, Donk’un ve Rodrigues’in 90 dakika bittikten sonra kendilerine hakim olamamalarından gördükleri cezaları affedemiyorum. Yetki bende olsa en büyük para cezasını bu futbolculara veririm. Yaşanan olaylardan bu hiç gündeme gelmedi. Şu an çekilen sıkıntıların çoğu bu oyuncular yüzünden yaşanıyor.

Her neyse Allah bir daha böyle olaylar yaşatmasın. Ama ne olursa olsun şu ortamda bile ben takımın çıtasının düşüceğini düşünmüyorum. Fatih Terim ve 30 milyon taraftar buna kesinlikle müsaade etmezler.

Dört büyükler ders çıkarmalı!

Milli takım ne zaman sorunlu bir maç oynasa gündeme ilk olarak gelen şey 14 yabancı kuralı. Herkes farklı gözle bakıyor. Ben ise TFF’nin Türk futbolunda yaptığı en büyük devrimin bu olduğunu düşünüyorum.

Anadolu takımları, dört büyük dediğimiz kulüpleri rahatlıkla hem deplasmanda hem kendi sahalarında yenebiliyor. Puan tablosuna bakıyorum, Başakşehir lider... Kasımpaşa 3. sırada. Malatya 4., Antalya 5., Ankaragücü ise 6.’lık koltuğunda oturuyor. Bu tablo neden insanları rahatsız ediyor. Büyük takımlar 7-8 milyon euro yabancı futbolculara bonservis parası veriyor. Kendilerine de yılda en az 2-3 milyon euro ödüyor. Diğer kulüpler ise en fazla bonservis 600 bin euro veriyor. Yılda da oyuncuya en çok ödediği 800 bin-1 milyon euro...

Bunun sıkıntı yaratmaması lazım. Hatta Anadolu’da futbol devrimi oldu diye mutlu olmak lazım. Fenerbahçe Başkanı Ali Koç çıldırma noktasında. Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz de aynı şeyleri söylüyor. Türkiye’deki kulüplerin bütçeleri belli. Nasıl yılda 4 milyon euro bir futbolcuya verilir. Verirlerse de geldikleri durum ortada. Ayrıca o büyük para verdikleri futbolcuları da oynatamıyorlar. Demek ki Anadolu kulüpleri doğru yolda. Dört büyük kulübümüz de bundan sonraki transferlerde onların yolundan gidecekler.

Lucescu’ya kızmayın

A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Mircea Lucescu ile bir akrabalığım falan yok. Adam gelmiş, yerle bir olmuş milli takımın başına. Yeni bir milli takım yaratmak istiyor. Bunun için gittiği yol da doğru yol. Neden her kötü sonuçta yerle bir edilmeye çalışılıyor.

İsveç ve Ukrayna maçlarına bakıyorum, sahaya çıkan kadro genç ve mücadele eden bir kadro. Futbolcular birbirlerini yeni yeni tanıyorlar. Adaptasyon dönemini de oynaya oynaya atlatacaklar. Lucescu’nun daha kadroya almadığı en az yirmi futbolcu var. Şu ortamda başka ne yapabilir. ‘Tecrübeli futbolcu neden almıyor’ diyenlere sözüm. Evet ben de isterim. Arda’nın, Burak’ın, Gökhan Gönül’ün, Caner’in milli takımda oynamasını. Ama hepsi milli takımda sorun yaşıyor. Şu anda kadroda olsalar katkı sağlamaları mümkün değil.

Hadi diyelim milli takımın başında Lucescu yok, başka bir yerli hoca var. O bu oyuncular için ne yapabilir. O da zaman isteyecek, Lucescu’nun yaptığı gibi. Gözünüzü seveyim, elimizi vicdanımıza koyalım. Bu milli takımın geleceği var. Bu çocuklar bizi 2020 Avrupa Şampiyonası’na götürecekler. Biraz daha hoşgörülü olup, sabır göstermemiz lazım.

Osman Şenher / Milliyet

Güncelleme Tarihi: 24 Kasım 2018, 02:05
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER