Galatasaray'da yarım bıraktığı işi tamamlar mı?

Milliyet Gazetesi editörlerinden Mustafa Anıklı, Türk futbolunun gündemini değerlendirdi.

Galatasaray'da yarım bıraktığı işi tamamlar mı?

30-35 sene öncesinin Florya'sı... Galatasaray'ın tesisleri o dönemde ne bu kadar gelişmiş, ne de Florya bugünkü kadar değişmişti.
 
Sarı-kırmızılıların altyapısından çıkanlar, daha doğrusu A takıma yükselmek için çabalayanlar, Tugay'ından Okan'ına kadar herkes, tesis kapısının karşısındaki daireye doluşurdu. Rahmetli Nevin Teyze, onları elleriyle besler, Osman Amca hepsine babalık ederdi. Çünkü onların arasında bu ana babanın iki evladı bulunuyordu.
 
'Cesur', Mustafa Denizli döneminde, ilk maça çıktığında herkes, futbolcu Cesur'u değil, Denizli'nin cesurluğunu konuştu. O isim, ailesinin Cesur diye çağırdığı, herkesin Küçük Bülent diye bildiği Bülent Korkmaz'dı.
 
Denizli'den sonra kimlerle çalışmadı ki... Held, Feldkamp, Hollmann, Saftig, Müfit Erkasap, Souness, Terim ve Lucescu... Hele Mircea Lucescu'nun adeta sağ kolu, ikinci bir yardımcısı ve takım içerisindeki her şeyiydi. UEFA Kupası'nı kaldırdığında, finalde sakat sakat oynadığında, Galatasaray'ın kaptanlık onurunu taşımaktan başka bir şey düşünmedi.
 
O Küçük Bülent büyüdü, Bülent Korkmaz oldu. Kayseri Erciyes'te Türkiye Kupası'nı Beşiktaş'a kaptırdı. Son olarak Antalyaspor'un başına geçtiğinde kulübe kısa ömür, Korkmaz'a da çoktan kefen biçilmişti! Hele bir gelsin, zaten çok durmazdı.
 
Hakikaten de ligin başında biraz bocaladı. Futbol şansıyla maçlar da kazandı. Ama 17. haftada 6 eksiğiyle Fenerbahçe'den puan çıkardığında bir kez daha takdir kazandı. Birbirinden ünlü teknik adamlardan yaptığı kazanımları, "Bülent Korkmaz" potasında birleştirdi ve bugünlere geldi.

Yarın mı? Kim bilir belki de Galatasaray'da yarım bıraktığı işi tamamlar. 

Güncelleme Tarihi: 27 Aralık 2018, 01:18
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER