Gurur ve ayıp!

Milliyet gazetesi yazarlarından Attila Gökçe, Galatasaray'ın Akhisarspor'u mağlup ederek Türkiye Kupası'nı kazandığı final karşılaşmasını değerlendirdi.

Gurur ve ayıp!

Ziraat Türkiye Kupası finalinin kahramanları var. İkisini yazalım:  Galatasaraylı Sofiane Feghouli ile Akhisarsporlu Hugo Miguel Almeida Costa Lopes...  Biri maçın başından sonuna kadar takımının en çalışkan, en gayretli, en etkili oyuncusuydu. Kupayı getiren gol de onun ayağından çıktı.  

Öteki, adının okunduğu kadar uzun süre kalamadı sahada. Hiç de sportmence olmayan… Akılla bağdaşmayan… Görgüsüz, itici, hoyrat bir öfke ile attırdı kendini. Takımını 10 kişi bıraktı. Kırmızıyı görünce edepsizliğine devam etti. Sahadaki gerilimden en çok etkilenenler arkadaşlarıydı. O harika kurtarışları yapan kaleci Fatih bile kendini alamadı, topu Suat Arslanboğa’nın üzerine attı. (Galiba o topu kaparak tabloyu bozan ve Fatih’i kırmızıdan kurtaran Feghouli’ydi).  

Eğri oturup doğru konuşalım…   Galatasaray, Kupa’yı hak ederek aldı. Üstelik, sadece 45 dakika ile sınırlı bir finaldi bu. İlk yarısı beş kuruş etmezdi. İki takım da jübile maçı oynar gibi savruk, yavaş, dağınık ve etkisiz oynadılar. Galatasaray’ın Başakşehir ile oynayacağı lig finaline daha çok yoğunlaştığını hissettik. Futbolcular sanki kırmızı kart görmemek ve sakatlanmamak kaygısıyla oynuyordu. Maçın başından sonuna kadar Feghouli’nin iyi niyetini, enerjisini, zekasını, sorumluluk duygusunu ve kalitesini izledik. Arkadaşları ona ayak uydurdular mı? Hayır. Orta alanda Selçuk-Ndiaye-Belhanda üretken oynayamadılar. Diagne ve Onyekuru’yu pozisyona sokamadılar.   

VAR protokolü dün sağlıklı bir maç için isabet ve verimlilikle uygulandı.

Attığı (ya da atamadığı) gollerin ötesinde Diagne, anormal bir ego sorunu ile karşı karşıya... Oyun sırasında hep faul kazanmak, penaltı almak gibi uyanık halleri de var.  Belki verimli bir kumaş, ama buruşuk! Elbette Fatih Hoca şu telaşeli günler bitsin, ona kızgın bir ütü ile ayar verecektir.  

Sahaya, küme düşmenin acısıyla, Türkiye Kupası’nın da son sahibi olarak gururla çıkan Akhisarspor’da takım oyunu gelişmiş olabilir. Ama bir kulüp geleneğinden söz edilebilir mi? Hayır. Böyle bir gelenek olsaydı, Akhisarspor öne geçtiği maçtan sonra rezil bir vukuatla fark yiyip kupayı bırakmazdı. 

Sevgili başkan Hüseyin Eryüksel, bu takıma kulüp kültürü kazandırmak için peşinde koştuğu yabancılarla birlikte, karakterli yerli oyuncuları da bulmalı. Dünkü finalin ne kadar ayıbı varsa, onlara aittir. Yazık olmuştur.  

Galatasaray’ı kutlayalım… Asıl final, Telekom Stadı’nda Başakşehir ile… Peki dünkü ilk yarıdaki gibi oynarlarsa ne olur? Sıkıntı olur. Terim galiba her zamankinden çok bu defa takımını motive etmek durumunda. 

Attila Gökçe / Milliyet

Güncelleme Tarihi: 17 Mayıs 2019, 03:32
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER