''İkisi de kötü oyuncu değil ama 'sakar!''

Hürriyet Gazetesi spor yazarı Hakan Ünsal, BB Erzurumspor-Galatasaray karşılaşmasını değerlendirdi.

''İkisi de kötü oyuncu değil ama 'sakar!''

G.Saray iyi oynadığı maçta çok kıymetli 2 puan kaybetti.

Marcao ve Luyindama gibi oyuncular az sakatlanırlar, bekleneni verirler ama öyle zamanlarda hata yaparlar ki, tüm yaptıklarını yerle bir ederler.

GALATASARAY’ın son dönemde oynadığı Akhisar ve Hatayspor maçlarında en büyük sıkıntısı orta sahaydı. Rakibin orta sahaya aldığı önlem ile bu bölgedeki oyuncuları kontrol altına alması, G.Saray’ı kilitleyen oyunun başlangıcı oldu. Sonrasında, önde oynayan tek forveti pasifize etmek daha kolay olunca, geriye savunmacıların mahareti kalıyordu.

İLK YARI YAPAMADI AMA

Erzurum karşısında Galatasaray adına oyunun kilit adamı Mitroglou idi. İlk yarıda Ndiaye, Feghouli ve Onyekuru’nun topu taşıyarak geldiği anlarda doğru pozisyonu alabilse ve servis yapabilse Galatasaray daha fazla pozisyon ve gol bulurdu. İlk yarıda yapamadığını ikinci yarının başında tam bir örnek olacak şekilde uyguladı ve golü attırdı Mitroglou. Galatasaray’ın tam ihtiyacı olan ve forvetlerinden beklediği bu duvar olarak servis yapma. Çünkü, hem iki kenar hemde orta saha bu alışverişi seven ve sonuç alan oyunculardan kurulu.

LUYINDAMA GÜÇLÜ MARCAO SAKiN

Marcao ve Luyindama iyi özelliklere sahip oyuncular. Marcao’nun topu kullanma becerisi ile panik yapmayan hali, Luyindama’nın gücü ve ikili mücadelelerde baskın çıkması ön plana çıkan özellikleri. Fakat bu oyuncular, yaptıkları hatalarla futbolcuların ‘sakar’ diye tabir ettiği oyuncular sınıfına da giriyorlar biraz. Bu tarz oyuncular takımın değişmezi olurlar, az sakatlanırlar, bekleneni verirler ama öyle zamanda hata yaparlar ki, kendi yaptıklarını yerle bir ederler. Marcao ve Luyindama gibi oyunculara asla kötü diyemezsiniz, kalitesiz diyemezsiniz. Dolayısı ile yaptıkları hataları ancak sakarlık tanımıyla açıklayabilirsiniz!

BEKLERİN ÖNEMi

FORVETIN iyi marke edildiği ve orta sahanın nispeten etkisiz kaldığı maçlarda, savunmanın ve iki bekin önemi daha fazla ortaya çıkıyor. Emre Taşdemir, ilk yarıda ofansif anlamda iyi destek verdi ama Semih’in bu özelliğinin olmaması, G.Saray’ın çok ihtiyacı olan sürpriz bindirmelerin gelmesini engelledi. Bu eksiklik devre arasında Linnes değişikliği ile giderilince ve Belhanda ile Feghouli, devreye girince takım 2. yarıya daha derli toplu başladı. Bu farklılık Belhanda’nın golüne yansıdı ama asıl değişim oyunda oldu. Daha direkt kaleye giden, oyunu öne hızlı oynayan G.Saray gördük. Linnes, bu bölümün lokomotifi oldu.

TERİM TÜM KOZLARINI OYNADI

Fatih Hoca, elindeki kozları sahaya sürdükten sonra maç ciddi tempo kazandı. İki kale önüne çabuk gitmeler, şutlar, heyecan ve pozisyonlar. Erzurum’da Rashad, Obertan ve Egemen yine takımın iyilerindendi. Emre Akbaba da girdikten sonra etkili oldu. Erzurum son dönemde iyi savunma yapan, zor gol yiyen disiplinli bir takımdı ve bu oyunu bir kez daha G.Saray karşısında oynadılar. G.Saray özellikle 2. yarısını iyi oynadığı bir maçta puan kaybetti. İyi oynamış olması elbette bu puan kaybının ciddiyetini azaltmıyor.

Maçın adamı: Rashad.

Hakan Ünsal / Hürriyet

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER