''Maçın kader anı...''

Hürriyet Gazetesi spor yazarı Hakan Ünsal, Spor Toto Süper Lig'in 28.haftasında oynanan ve 1-1 biten Fenerbahçe-Galatasaray derbisini değerlendirdi

''Maçın kader anı...''

G.Saray, F.Bahçe'nin uzun süre 10 kişi oynadığı maçı kazanmalıydı.

LİDER Başakşehir’in yenilmesi ve kalan fikstür sonrası, Galatasaray için derbi eşittir şampiyonluk anlamına gelmişti. Fenerbahçe’nin ligdeki durumu ve genel formu da Galatasaray için bir başka avantajdı. Maça başlangıç da bu avantajları düşünerek sakin ve derli toplu başladı. Galatasaray’ın ilk yarım saatteki planı orta saha sayesinde işledi. Orta sahadaki bu etkinlik, önde pozisyon bulmaya yaramadı. Çünkü oyunun hiçbir yerinde olmayan, olamayan bir Diagne vardı. Hadi gol atmasını geçtik, topla gelen Belhanda, Feghouli ve Ndiaye’ye seçenek oluşturma işini bile yapamadı. Durum böyle olunca da Fenerbahçe savunması çok sıkıntı yaşamadı ve maç orta alana sıkıştı. İlk yarıda, Diagne kadar sorunlu ve beklenti altı kalan diğer oyuncu da Onyekuru idi. Fenerbahçe’nin öndeki oyun aklı ve tehlike oluşturabilecek tek adamı Valbuena idi. Top ancak Valbuena’nın ayağına geldiğinde Fenerbahçe adına oyun hareketleniyor ve farklı işler yapılıyordu. İlkyarı, iki kaleden uzak, oynamak kadar birbirini oynatmamaya çalışan iki takımın orta saha mücadelesi olarak geçti. Hasan Ali’nin kırmızı kartı, her şeyi değiştirdi. Belhanda’nın kenara alınması, her an kart görme potansiyeli olan bir oyuncunun maçı dengelemesini engellemek içindi. Belhanda oyunda kalabilirdi ama o riske girmeye değmezdi. Eksik rakibe karşı etkili olması beklenen kenar oyuncuları Feghouli ile Onyekuru devreye girdi ve G.Saray golü buldu. Çıkarken kaptırılan top maçın kader anı oldu ve sonucu belirledi.

DIAGNE DAHA HANGi MAÇTA GOL ATACAK!

GALATASARAY ikinci yarıyı tek kale ama sakin, çok paslı ve sabırlı oynadı.Kenar ortaları ile sonuç almaya çalıştı. Burada iki tane sorun vardı. İlki, bu ortalara vurması gereken adam ortada yoktu. Diagne daha hangi maçta ve ne kadar orta gelirse gol atacak acaba! İkincisi, devamlı yapılan pasların niteliği ve oyunun temposu idi. Tamamı rakip alanda, fazla pas yapmak iyi de, pozisyon üretememek yapılan işi sorgulatıyor. Maçın son dakikalarında bile hala yan pas yapmak, maçı kazanma arzusunu düşürüp istatistik yapmaya sebep oldu. Rakibin bu kadar uzun süre eksik oynadığı, oyunun tamamen Fenerbahçe yarı alanında geçtiği bir maçı kazanamamak, hem 20 yıllık serinin bitirilmesi için ele gelmesi zor büyük şansın hem de şampiyonluk için çok önemli bir avantajın kaybedilmesi anlamına geliyordu.

Hakan Ünsal / Hürriyet

Güncelleme Tarihi: 16 Nisan 2019, 00:44
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER