"Nerdeyse her yazımda yazıyorum ama..."

Galatasaray'ın unutulmaz futbolcusu ve Hürriyet Gazetesi Spor Yazarı Hakan Ünsal, Galatasaray-Schalke 04 karşılaşmasını değerlendirdi.

"Nerdeyse her yazımda yazıyorum ama..."

Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki en kritik maçına önemli sayıda eksik oyuncu ile çıkıyor olması büyük şanssızlıktı. Normalde eksikler hep olur ama hem sayının fazla olması, hem eksiklerin takım üzerindeki etkisi hemde Galatasaray’ın bu eksikleri telafi edemeyecek dar kadrosu, sorunun büyümesinin ve korkutucu hale gelmesinin sebebiydi.

Hal böyle olunca, sahaya çıkan oyuncular içinde çok daha önemli hale gelenler, beklenenin üzerinde oynaması gerekenler ve normalini oynasa yetecek olanlar grubu oluştu. Oyunu önemli hale gelenler, savunmanın göbeğinde oynayan Ozan, Maicon ve önünde oynayan Donk’dan oluşan üçgendekilerdi. Beklenenin üzerinde oynaması gerekenler ise hep beklenen Belhanda ve Eren’di. Zaten normalini oynasa maçı koparacak kadar etkili olan Rodrigues ve yeteneklerini  inkar etmese Sinan işi bitirirdi. Muslera’yı bu kategoriye katmadım çünkü, onun performansı olmaz olmazdı ve yine kalitesini gösterdi.

İlk yarıda, Donk hem savunmaya yardım etti hemde orta sahadaki mücadeleye dahil olarak savaştı. Sorun öndeydi ve Rodrigues haricinde iş yapmaya çalışan yada etkili gözüken yoktu. Schalke takımının yaptığı savunma ve dirençli orta saha oyunu, Galatasaray’ın işini iyice zorlaştırdı.

Böyle bir maçın zor geçmesi, az pozisyona girilmesi ve mücadele üzerine kurgulanması normal. Bu maçlarda, sabır, disiplin ve gelen fırsatı kaçırmama ana şarttır. İlk yarıda bu şans da Eren’in ayağına geldi.

YOK BÖYLE BİR GERİ DÖNÜŞ

İkinci yarıya başlangıç ise felaketti ve soyunma odasında hep daha iyi dönen G.Saray’ın belki de ilk defa bu kadar kötü dönüş yaptığını gördük. İkinci yarının başı maçı kaybedecek pozisyonlara sahne olurken Muslera, takımı, taraftarı, puanı, parayı ve Şampiyonlar Ligini canlı tutan adam oldu.

Fakat geçen dakikalar ve düşen tempo, Schalke’nin oyuna hâkim olmasına ve kalan uzun sürede çok zorlanmamıza sebep oldu. Kenarda oyuna müdahale edebilecek tek oyuncu Selçuk’du ve o da oyuna girdi. Aslında böyle bir maçta hamle yapabilecek tek oyuncunun olması ve onunda oyunu tutma ve direnç oluşturma adına oyuna alınması herşeyi ortaya koyuyor.

DURAN TOP BİLE OLMADI 

Galatasaray için maçın ikinci yarısında pozisyon bulmanın tek seçeneği duran top olarak kaldı. Belki Eren ile faul kazanıp duran toptan etkili olunabilinirdi ama Eren’in buna niyeti yoktu ve etkisiz bir maç geçirdi. Nerdeyse her yazımda yazıyorum ama bu maçlar ve ligdeki kayıplar hep Gomis’i hatırlatacak. Bu sezon ve bu Şampiyonlar Ligi grubunda çok ama çok iyi işler yapardı Gomis. Ve kesinlikle Rodrigues çok daha iyi olur, takım da başka seviye bir oyun oynardı. Gomis’in gidişinin nasıl büyük bir hata olduğu her maç daha fazla anlaşılıyor ve bunun da acısını taraftar çekiyor. 

Galatasaray kötü zamanda yakalandı Schalke’ye ve kazanıp gruptan çıkma şansını çok yükselteceği bir fırsatı kaçırdı. Hala fırsat var ama eksikler, oynanan oyun ve formsuz oyuncular sebebiyle kendimiz işimizi zora soktuk. 

MAÇIN ADAMI: MUSLERA

Hakan Ünsal / Hürriyet

Güncelleme Tarihi: 27 Ekim 2018, 21:54
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER