"Santraforsuz oynamak büyük sıkıntı ancak bu formayı Gomis giyiyordu ve anladığımız kadarıyla..."

Hürriyet Gazetesi Spor Yazarı Uğur Meleke, Galatasaray-Fenerbahçe derbisini değerlendirdi.

"Santraforsuz oynamak büyük sıkıntı ancak bu formayı Gomis giyiyordu ve anladığımız kadarıyla..."

Koeman, kariyerinde kulüpler ve milli takımlar olan bir teknik direktör... Yani klasik bir yardımcı hoca değil. Cocu’dan sonra da onun kararlarının benzerlerini almayacağı belliydi.
Dünkü hikâyeyi doğru okuyabilmek için, filmi birkaç ay geriye sarmak gerek: Fenerbahçe, Haziran’da Cocu’yu göreve getirirken planın içinde Koeman yoktu; birinci yardımcı Van der Weerden’di. İlk bir ay Cocu’nun ekibi ve Kocaman’ın yardımcıları ile oluşan teknik kadroya, 2 Ağustos’ta sürpriz bir isim katıldı: Erwin Koeman.

Koeman, kariyerinde kulüpler ve milli takımlar olan bir teknik direktör... Yani klasik bir yardımcı hoca değil. Cocu’dan sonra da onun kararlarının benzerlerini almayacağı belliydi. Fenerbahçe bir aydır üçlü savunma kabusuyla uğraşıyordu, dün dörtlüye döndü. Orta sahada iki klasik altı numarayla değil, bir klasik 6 (Jailson) artı bir 8 numara (Eljif) ile oynadı. Önde İsmail’i kullanma gibi bir korkaklığa başvurmadı. Cocu’nun nedense 5 dakika bile vermekten kaçındığı Valbuena’yı 11’e koydu. Bu tercihler Fenerbahçe’yi sorunsuz bir takım haline getirmedi elbette. Ancak bence bir elektroşok gerekliydi ve Koeman başardı bunu.

Fatih Terim tecrübeli bir isim. Bir motivasyon ustası. Başlangıç 11’i de olması gerektiği gibi cesur ve enerjikti. Hak ettiği gibi 2-0’ı buldu. Ancak maça başlayan 11’i ne kadar doğruysa, bitiren 11’i o kadar tartışmalı. Koeman, takıma zarar veren Benzia’yı devrede hemen çıkarırken; Terim yürüyen Rodrigues’i almakta çok geç kaldı. Onu çıkarırken de Malatya’da ihanet eder gibi oynayan Selçuk’u sokarak bir yanlış tercih daha ekledi tabloya.

Elbette santrforsuz oynamak büyük bir sıkıntı Terim için. Ancak bu formayı ligin en iyi oyuncusu Gomis giyiyordu ve anladığımız kadarıyla zorla gönderildi. Bir kez daha tekrar edeyim: Gomis’i gönderen Galatasaray’a ihaneti etmiştir. Dünkü tablonun temelinde de bu ihanet var aslında.

Süper Lig, Kuzey Afrika çiftliği olmamalı

İnanılır gibi değil: 2014-15 ve 2015-16’da ligde 6 adet Kuzey Afrikalı futbolcu varken, bu sayı önce 9’a, geçen sezon da 14’e tırmanmış. Bu sezonsa Süper Lig’de tam 20 Kuzey Afrikalı futbolcu var! Yerel ligleri ve Fransa dışında 11 Faslı ve 6 Cezayirli’nin forma giydiği bir başka turnuva olduğunu zannetmiyorum.

FIFA sıralamasında Fas 47, Cezayir 67’nci sırada. Yani öyle büyük bir sıçrama da yok futbollarında... Süper Lig’de 1 Japon, 1 Norveçli, 1 Danimarkalı, 1 İngiliz, 1 İspanyol var mesela. Benim kitabımda futbolcunun şuralı-buralısı yok, iyisi kötüsü var. Ancak görüyoruz ki, Kuzey Afrika’da bu kadar çok iyi oyuncu yok. Bu işte bir yanlışlık var.

Benzia-Belhanda savaşı

Daha birinci dakikadan bu ikili birbirleriyle oynamaya başladılar dün. Dakikalar geçtikçe bu işten moral depolayarak çıkan Belhanda, demoralize olarak çıkan Benzia oldu. Ve Benzia bu moral bozukluğunun etkisiyle lüzumundan bir fazlasını, ekstrayı denemeye başladı sıkça. Olağanüstü hatalar yaptı ve doğal olarak çıkarıldı oyundan. Belhanda’ysa iyi bir akşam geçirdi dün.

Maçın adamı: KOEMAN

Uğur Meleke / Hürriyet

Güncelleme Tarihi: 03 Kasım 2018, 04:56
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER