Bir çuval inciri berbat etmek!..

Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, tam da “kulübü ve kulübünün lokomotifi futbol takımı adına” doğru işler yapmaya ve yaptırmaya başlamıştı, ama…

Bir çuval inciri berbat etmek!..

… Ancak “yöneticiliğin ‘y’sinden bile bihaberlerin yapabileceği” bir hatanın içine kendini de, yönetimini de, Galatasaray futbolunu da balıklama atıverdi.

Sneijder, daha geçen yıldan itibaren “açık açık” ortaya koymuştu ki, “O, Galatasaray’ın, Dursun Özbek yönetiminin ve İgor Tudor hocalığının adamı değildi!..”

O, Ünal Aysal ve Duygun Yarsuvat yönetimlerinin adamı, Hollandalı şürekasının takım içi lideri, ‘altyapıcı’ Riekerink Hoca’nın patronu” ve de bir kısım sözüm ona Galatasaray taraftarına “senaryo yazmanın üstadı” idi!..

Dahası, “Galatasaray’ın ve Galatasaray futbol takımının yapabileceği büyük atılımı gören, hisseden” Fenerbahçe ve Beşiktaş yazarçizerlerinin, yorumcularının, bitmedi, “Dursun Özbek yönetiminin bir an önce gitmesi için dua eden” ve de “elinden geleni ardına koymayan” bazı Galatasaraylıların, Galatasaray yazarçizer ve yorumcularının da “son ümidi” idi. 

Fenerbahçelisi de, Beşiktaşlısı da, Özbek ve İgor Tudor muhalifi Galatasaraylılar da çok iyi biliyorlardı ki; “O kaldıkça, İgor Tudor ve planları altüst olacak, dahası Galatasaray futbol takımı birbirine girecek ve futboldaki başarısızlık, Özbek’i de, Tudor’u da götürecek” ve “herkes muradına erecekti!..”

“Sneijder kalmalı” kampanyası, bir kısım taraftar (!) da devreye sokularak böyle başlatıldı ve “Sneijder’in sağlık kontrolünden geçerek, Florya’da antrenmana çıkmasına kadar” getirildi!..

Galatasaray yönetiminin en yetkili yöneticilerinden birisisinin “Bu takımın içinde başkalarının eli var” dediği ne çabuk unutulmuştu?..

“Mali konularda Kafdağı’nı aşan” Özbek, “Sneijder problemini çözmede” yaya kaldı, hele hele “Onu kesin olarak göndermeden, bir başka önemli transfere 10 numaralı formayı vermek”, her şeyin üzerine “Don Juan Pond Gölü’nün (Antarktika’dadır ve yüzde 44’lük tuz oranı ile dünyanın en tuzlu gölüdür) suyunun dökülmesi demekti ve Özbek yönetimi “büyük bir beceriksizlik ile” bunu başardı!..

Yılan hikâyesine döndürmeden, “el oğullarının sakızı hâline getirmeden”, dahası “Adamı küçük düşürmeden” hazırlığını yapacak, kimseye “ne olup bittiğini tartışma” fırsatı vermeden, işi bitirecek ve “imzaları attıracaksın” ki, Sneijder ve menajeri “görünen köye adım adım gitmesin” ve o köy meydanında senin sırtını yere getirmesin!..
İşte tam da görünen köyün meydanında “tuş oldun” Sayın Özbek, kendini de, Galatasaray’ı da küçük düşürdün; Sneijder gitse de “Galatasaray’ı ve seni tuş etmiş olarak gidecek” artık!..

“Gitmese” tam bir felaket; “senin de, arkadaşlarının da, İgor’un da gitmesi” gerekecek. Zira “Sneijder’in kaldığı” bir tabloda, artık sizler olamazsınız, olmamalısınız; Galatasaray, adı “Sneijder” değil “Maradona da, Ronaldo da, Messi de olsa”, bir futbolcunun oyuncağı olamaz, oldurulamaz!.. 

“Sosyal medya hesabını kapatacak kadar” sözüm ona Galatasaray taraftarı olan “çapulcu grubunun önüne ve hakaretlerinin içine attığınız” Belhanda’yı, daha işin başında kaybettiğinizi görmüyor musunuz?..
Nerede Galatasaray “milyonlarca ve milyonlarca” denilen taraftarları?..

O taraftar ki, “Kendi içinden yetişmiş kaptanı Arda’yı İspanyalara kadar kaçıran”, ama Sneijder gibi, iki sezondur Galatasaray’ın bu hâllere düşmesine sebep olan “takım ve saha içi” senaryolarında “başrollerden birini alan” bir adamı, “Galatasaray’ın da, yönetiminin de, hocasının da, takımın da önüne koyan” sosyal medyadaki sözüm ona bir taraftar grubunun, “Galatasaray’ı yönetir hâle gelmesine” izin veriyor ve göz yumuyor!.. 

Bilinmelidir ki, Sneijder’in, Florya’da, İstanbul’da, Türkiye’de kaldığı her dakika, Galatasaray futbol takımını da, Galatasaray’ı da 2017-18 hedeflerinden uzaklaştırmakta ve “birilerine mutluluk kahkahaları attırmaktadır”; haberiniz ola!..

Öcal Uluç / Türkiye

galatasaray
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500