Şansal Büyüka yazdı: ''Elveda Aşkım''

Galatasaray ile kupa yıllardır birbirlerini hiç terk etmediler. Galatasaray’ın kötü yılları oldu, sıkıntıları oldu, öyle ki umutların tükendiği anlar oldu, buna rağmen ne kupa Galatasaray’ı terk etti, ne de Galatasaray kupayı...

Şansal Büyüka yazdı: ''Elveda Aşkım''

Ancak dün akşam  “veda gecesinin” olacağı daha ilk dakikalardan ortaya çıktı. Podolski’nin üst direkte patlayan topu, “sen yoksan herşey eksik” dediğimiz Snaijder’in erken sakatlanıp çıkması, ilk golde yardımcı hakem Ceyhun Sesigüzel’in ofsaytı atlaması, o pozisyonda Edin Visca’nın ortasında kaleci Cenk’in zamanlama hatasıyla boşa çıkması, ikinci golde Mustafa Pektemek vuruşunda topun savunmaya çarparak falso alıp Cenk’in uzanamayacağı köşeden ağlarla buluşması, üç yıldır süren birlikteliğin bitmekte olduğunu açıkca ortaya koydu. Nitekim üç yıldır Galatasaray’ın kolundan çıkmayan kupa “elveda aşkım” dedi.

Bu ayrılıkta, bu vedada Başakşehir’in hakkını teslim edelim. Sağ kanatta arkada Caiçara, önünde Edin Visça bu kulvarı adeta “darmadağın” etti. Öyle ki bu yarıda Carole belki de “futbol oynadığına pişman olduğu” hallere düştü. Riekerink ikinci yarıda Carole-Linnes değişikliğini yaptı ama “atı alan turu geçmişti”. Carole bu kadar sıkıntılı hallere düşerken, Bruma başta, keşke takım içinde ona yardım etmeyi aklına getiren bir oyuncu olsaydı.

İkinci yarının başlangıcındaki Selçuk sakatlığı, Galatasaray orta alanını De Jong ve Josue gibi teknikten nasibini almayan iki oyuncuya bıraktı. Galatasaray buna rağmen ilk yarıya oranla biraz daha hareketliydi. Ama bu hareket “kış güneşi” gibi cılız kaldı. Isıtamadı, ısıramadı, hatta pozisyon bulamadı. Bakmayın son dakikada Eren Derdiyok ile gelen teselli golüne... Fırsatları kaçıran, oyunu istediği gibi yönlendiren gene Başakşehir oldu.

Caiçara’nın savunmasını bilemem  ama hücum anlayışı ile Gökhan Gönül dahil sanki ligin en etkili adamı gibi... Solbek Ferhat Öztorun’un hakkını teslim edelim. Tek hata yapmadan, tek kusur bulunamadan maçı bitirdi. Sonradan oyuna giren Adebayor, Avrupa kültürün getirdiği “tek top” anlayışı ve göz kamaştıran kariyeri ile elbette iş yapacağa benziyor. Emre ilk yarıdaki öfkesini sarı kartla atlatırken, bu hem kendisinin, hem takımının büyük avantajı oldu.

Bizim ligin, bizim kupanın “başrol” oyuncuları bellidir. Hele kupa dediniz mi, Galatasaray’ı ayrı bir yere koymak gerekiyor. Ama “kupa kolleksiyoncusu” Galatasaray, belki de grup maçlarını, yani Tuzla, Elazığ, Erzincan gibi takımlarla oynadığı maçları hafife alıp ikinci sıradan gelmenin faturasını Başakşehir önünde ödedi ve o her yıl kaldırmayı alışkanlık haline getirdiği kupada bu defa çeyrek finali  bile bulamadı.

Üstelik futbolda artık “başrol”e talip olan başka takımlar var. İşte Başakşehir; kusursuz başkanı, kusursuz yönetimi, kusursuz hocası ve profesyonelliğin hakkını veren oyuncuları ile izlenmesine “doyum“ olmayan bir “başrol” oyuncusu gibi...

Şansal Büyüka / Milliyet

Şansal Büyüka
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
ankara escort escort , bursa escort , bayan escort ankara escort escort eryaman